Kalp ve Solunum Rehabilitasyonu

Kalp Hastalıklarına Yönelik Rehabilitasyon

Kalp rehabilitasyon programı, kalp hastalığı olan kişinin psikolojik, fiziksel yönden iyileşmesini sağlayan ve en kısa zamanda normal yaşantısına dönmesi için yapılan girişimlerin tümüdür.  Egzersizin tüm hastalıklar üzerinde etkili olduğu tüm dünyada bilinen bir gerçektir. Ancak verilecek her egzersiz her hastaya uygun değildir. Özellikle de hayati ciddi olarak tehdit eden hastalıklar grubunda yer alan kalp problemi için egzersizler daha da özellik göstermektir. Bu nedenle bu egzersizlerin konusunda deneyimli kişilerce verilmesi oluşabilecek yan etkileri azaltmak açısından önemlidir. Aşağıdaki yazı bize en sık sorulan sorular doğrultusunda hazırlanmış genel kalp rehabilitasyon ilkeleri ile ilgilidir

Kalp Rehabilitasyonunda Verilen Program Nedir?

Kalp rehabilitasyonuna alınmadan önce hastanın öyküsü alınıp, muayenesi ve laboratuar testleri yapılarak hastanın kalp rehabilitasyonu için uygun aday olup olmadığına karar verilir. Bu program ile; beslenme önerileri, kilo verme programları, sigarayı bıraktırma teknikleri, yüksek kolesterol/kan yağları, yüksek tansiyon ve şeker hastalığının tedavisi, stresle baş etme yöntemleri  ve egzersiz tedavisi konularında tıbbi açıdan destek ve eğitim verilecektir.

Kalp Rehabilitasyonu Ekibi Hangi Hekim ve Yardımcı Personelden Oluşmaktadır?

Kalp rehabilitasyon ekibinde; fizik tedavi uzmanı, kardiyolog, kardiyovasküler cerrah, psikiyatrist, psikolog, rehabilitasyon hemşiresi, fizyoterapist, iş uğraşı terapisti, diyetisyen, sosyal hizmet ve mesleki rehabilitasyon uzmanı yer almaktadır.

Kalp Rehabilitasyonuna Kimler Katılabilir?

Kalp hastalığı olan tüm hastalar, ancak egzersiz yapmayı engelleyici kalp hastalığının olmaması şartıyla, doktorların izin vermesi durumunda kalp rehabilitasyonuna katılabilirler. Kalp rehabilitasyonuna alınabilecek hasta grupları aşağıda özetlenmiştir:

  • Kalp cerrahisi geçiren hastalar ( Baypass, stent, balon anjioplasti, kapak değişimi, pil takılmış olanlar, kalp nakli)
  • Kalp krizi geçirmiş hastalar
  • Kalp yetmezliği olan hastalar
  • Kalp nakli olmuş hastalar
  • Koroner arter hastalığı ( kalp damarlarında sertlik), hipertansiyon, diyabet (şeker hastalığı), şişmanlık gibi kalp hastalığı açısından risk faktörü olanlar
  • Damar hastalıkları (varis ameliyatı olmuş olanlar vs.)
  • Egzersiz yapanlar veya hiç egzersiz yapmayanlar

Kalp Rehabilitasyonuna Katılmanın Yararları Nelerdir?

Kalp rehabilitasyonu ile kalp hastalığı olan kişinin yaşam süresi uzamakta ve kalp hastalığına bağlı olarak oluşan kısıtlılıklar ortadan kalkmaktadır. Kalp rehabilitasyonun yararları aşağıda kısaca özetlenmektedir:

1)Düzenli ve denetimli yapılacak egzersiz programları sayesinde, enerji seviyenizde ve kondüsyonunuzda artma oluşacaktır.

2)Kan kötü kolesterol düzeyinizde ve yüksek kan yağlarınızda düşme oluşacaktır.

3)Yüksek tansiyonunuzda ve nabzınızda düşme oluşacaktır.

4)Kalp damarlarının sertliği azalacak ve pıhtı oluşumu önlenecektir.

5)Psikolojik yönden rahatlama ve yaşam kalitenizde artma oluşacaktır.

6)Kalp ritminin bozukluklarında düzelme oluşacaktır.

7)Akciğer performansında düzelme, nefes darlığında azalma oluşacaktır.

8)Kaslarınızın gücü artacak ve osteoporoz ( kemik erimesi) önlenecektir.

9)Kan şekerinizde düzelme olacaktır.

Kalp Rehabilitasyonu Ne zaman Başlar ve Ne Kadar Sürer?

Kalp rehabilitasyonu, kalp hastasının egzersiz yapmayı engelleyici bir durumu olmadığında, kalp doktorunun izniyle başlar. Genelde önerilen, anjiyoplasti (balon tedavisi) sonrası 1-2 gün içinde, baypass ve kapak operasyonu sonrası sternum (iman kemiği) iyileştikten sonra (ameliyattan 2-3 ay sonra), kalp krizinden 3-8 hafta sonra başlanması gerekmektedir.  Bu program uzunluğu kişinin ihtiyaçlarına göre değişmekle beraber egzersizin etkisinin görülebilmesi için en az 2-3 ay sürmelidir.

Kalp Rehabilitasyonunda Ne Çeşit Egzersizler Uygulanmaktadır?

Kalp hastalarında en önemli egzersiz çeşidi aerobik egzersiz olup, bunlar büyük kas gruplarının kullanımını sağlayan, uzun süre sürdürülebilen egzersizlerden oluşmaktadır (yürüme, bisiklet, yüzme, hafif koşu (jogging), kürek çekme…). Aerobik egzersizin şiddeti, kalp rehabilitasyonu başında yapılması gereken eforlu egzersiz testine göre hastaya özel olarak ayarlanmaktadır. Efor testinde elde edilen sonuçlara göre, hastanın aerobik egzersiz seansı; ısınma, kondisyon ve soğuma dönemlerinden oluşacak şekilde planlanır.

Isınma dönemi, 5-10 dakika süren, yaralanmaları ve kalpta oluşabilecek ritm bozukluklarını önlemek amacıyla verilen, germe ve eklem hareket açıklık egzersizleridir.

Kondisyon fazı, kişinin kapasitesine özgü olarak çalıştırıldığı aerobik ve dirençli egzersizlerden oluşur. Kondisyon fazında aerobik egzersizin şiddeti (koşu bandının hızı veya eğimi, bisikletin Watt’ı) eforlu testte elde edilen bilgilere göre ayarlanır. Aerobik egzersizin süresi, hastanın durumuna göre genelde 20 dakikadan başlanıp 60 dakikaya kadar sürmeli, haftada 3 kez ile başlanıp 5’e çıkarılmalıdır.

Dirençli egzersizler ise, eklem hareket açıklığı boyunca sabit bir dirence karşı yapılan dinamik kas kasılmalarıdır. Bu egzersizler için genelde çeşitli ağırlıklar kullanılmaktadır (“dumbell”, kum torbaları, el ve ayağa takılabilen ağırlıklar). Kasın bir seferde kaldırabildiği maksimum ağırlık belirlenerek, maksimum ağırlığın % 40-50’si olacak şekilde dirençli egzersiz verilir. Genelde dirençli egzersiz; 0.5-1 kg gibi küçük ağırlıklarla başlar ve kademeli olarak ağırlık arttırılır. Bu egzersiz,  2-3 kez/ gün, 1-3 set (her sette 10-15 tekrar), 8-10 değişik kası çalıştıracak şeklinde olmalıdır.  Dirençli egzersizlerin ise aerobik egzersiz başlangıcından 2 hafta sonra başlanması önerilmektedir.

Kondisyon fazında sonra mutlaka 3-10 dakika süren, egzersize bağlı tansiyon ve nabızdaki değişikliğin normale gelmesi, egzersiz sonrası tansiyon düşüklüğünün ve baş dönmesinin önlenmesi, vücut ısısının normale gelmesi ve kalp ritminde bozukluk olmaması için soğuma egzersizleri yapılmalıdır. Bu egzersizler de düşük seviyede olan aerobik aktivite ve germe egzersizlerinden oluşur.

Sonuç olarak; kalp rehabilitasyonu, tıbbi ve cerrahi tedaviyi tamamlayıcı, egzersiz açısından kısıtlayıcı bir durum olmaması halinde, tüm kalp hastalıklarında uygulanması gereken, kalp hastalığını önlemede etkili, oldukça yararlı, dünyada ve ülkemizde giderek yaygınlaşan bir tedavi yöntemidir.

Solunum Rehabilitasyonuna Hangi Hastalar için Uygundur?

Solunum Rehabilitasyon, süregelen solunum yolu hastalığı olan tüm hastalar için uygun bir tedavidir. Solunum rehabilitasyonuna katılım özellikle kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), astım, bronşektazi, kistik fibrozis, göğüs kafesi hastalığı, solunum problemi yaratan kas hastalığı, akciğeri etkileyen bağ dokusu hastalığı, akciğer cerrahisi öncesi veya sonrası (akciğer nakli bekleyen veya akciğer nakli olan hastalar, akciğer loblarının çıkarılması) önerilmektedir.

Solunum Rehabilitasyonu

Solunum rehabilitasyonu (pulmoner rehabilitasyon) uzun süreli solunum hastalığı olan kişilerin nefes darlığı ile baş etmesini ve nefes darlığı olmadan normal günlük aktivitelerini gerçekleştirmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir. Solunum rehabilitasyonunun hedefi, solunumsal yakınmaları azaltmak, kişinin günlük aktiviteleri kolaylıkla gerçekleştirmesini sağlamak, yürüme günlük yaşamda önemli olan fiziksel gücü arttırmak, hastalıkla ilişkili endişe ve korkuları azaltmak ve solunum yolu hastalığına bağlı hastane başvuruş gerekliliğini azaltmaktır.

Solunum Rehabilitasyonunda Uygulanan Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Solunum rehabilitasyonunda, kişiye özgü egzersiz programı, nefes darlığı ile baş edilme yöntemleri, balgam atmaya yönelik yöntemler, beslenme ve psikolojik danışmanlık, solunumsal hastalıklar ve tedavileri hakkında kişi ve aile eğitiminden oluşmaktadır.