Proloterapi

Proloterapi Kaç Seans Kullanılmaktadır?

Proloterapinin seans sayısı kişiye göre değişmekle beraber uygulayan hekim tarafından karar verilmektedir. Proloterapi seans sıklığı genelde 3 haftada bir 3- 10 seans arasında değişmektedir. Fakat bazı hastalarda 1- 2 seansta bile yanıt almak mümkündür.

Proloterapi Enjeksiyonları Ağrılıdır?

Hastanın ağrıya dayanma gücüne göre değişmekle beraber hemen hemen tüm hastalar tedavi tamamlamaktadır.

Proloterapi Enjeksiyonundan Sonra Dikkat Edilecek Durumlar Nelerdir?

Proloterapi enjeksiyonundan sonra ortalama 3 gün boyunca doku tamirini daha da arttırmak için sıcak tedavisi (günde 4- 6 kez, 15-20 dakika sıcak su torbası uygulanmalıdır) önerilmektedir. Bu tedavi uygulanan hastalar, tedavi sonrası kendilerini zorlamadan günlük işlerine dönebilmektedir. Proloterapi enjeksiyonundan sonra 3 gün boyunca aşırı sportif aktivitelerden kaçınılmalı, izometrik egzersiz (eklemi hareket ettirmeden yapılan durağan kas çalışmasıdır) önerilmektedir. Proloterapi uygulamasından sonra ağrı kesici amaçlı nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar yapılan tedavinin etkinliğini azaltıcağından dolayı önerilmemekte olup parasetemol veya opioid analjezikler önerilmektedir.  Proloterapi sonrası ağrı tedavisi sonrası kullanılması uygun olan ilaçlar mutlaka hekime danışılmalıdır.

Proloterapinin Yan Etkisi Nedir?

PRP uygulamasından sonrası uygulama yerinde enjeksiyon  bölgesinde ağrının  artması (aslında beklenen ve istenen durumdur), morluk, şişlik, sertlik, grip  benzeri semptomlar, baş ağrısı  olabilmektedir Ayrıca tüm enjeksiyonlarda oluşabilen enfeksiyon riski mevcut olup bu riske uygulama  steril koşullarda yapıldığı için çok düşük derecede mevcuttur. 

Proloterapinin Uygulanmaması Gereken Durumlar Nelerdir?

Aktif enfeksiyon durumunda (bulaşıcı hastalığın başlangıcı), kanser olan  alanda, kanama bozukluklarında( kan sulandırıcı ilaç kullananlarda hekime danışılmalıdır), akut romatizmal hastalık (romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi iltihaplı romatizmal hastalıkların atak (alevlenme) döneminde, ligaman (bağ) rüptüründe (yırtılması) kullanılmamalıdır. Diyabeti olan hastaya (şeker hastalığı olan hastaya) uygulanmasının sakıncası bulunmamaktadır.

Proloterapi kronik (uzun süredir devam eden)  kas iskelet sistem hastalıklarında kullanılan bir tedavi metodudur.  Proloterapide hasarlanmış ağrılı eklem (mafsal) ve tendon, ligamanlara ( bağların) proliferatif ( doku yenileyici) sıvılar enjekte edilmektedir. Bu şekilde tedavi edilen eklem (mafsal) ve bağların yenilenmesi, tamiri ve güçlenmesi sağlanmaktadır. Proloterapide amaç sadece ağrının geçmesi değil ağrıya neden olan bozuk yapıların tedavi edilmesidir.

Proloterapide Kullanılan Sıvılar Nelerdir?

Proloterapide en sık kullanılan sıvı hücre ve doku yenileyici olan hipertonik dekstroz (doğal şekerden elde edilen değişik yoğunluktaki sıvılar) solüsyonudur. Proloterapide kullanılan sıvı kortikosteroid (kortizon) içermemektedir.

Proloterapi Hangi Hastalıkların Tedavisinde Kullanılmaktadır?

Proloterapi, kronik (uzun süre devam eden) boyun-sırt-bel- omuz- kalça- el bilek- diz- ayak bilek- dirsek hastalıkları, kronik (uzun süredir devam eden tendinopatileden  ( bağ zedenmeleri) medial -lateral epikondilit (golfçü, tenisçi dirseği), Aşil tendinopatisi (baldır kaslarının topuk kemiğne yapışmasını sağlayan bağ dokusu),  kalça adduktör tendinopatisi (kasık ağrısının neden olan daha çok sporcularda görülebilen bir hastalık), plantar fasit (topuk ağrısının en sık nedenlerinden biri) ,  osteoartrit ( kireçlenme tedavisi), koksidinia ( kuyruk sokumu ağrısı),   gibi çoğu hastalıkların tedavisinde kullanılan bir tedavi yöntemidir. Daha önce cerrahi ameliyat olmuş hastalar da hekimin buna göre uyguladığı enjeksiyonlara bağlı olarak tedaviden fayda sağmaktadır.

Proloterapi Başarı Şansı Nedir?

Hastanın kişisel faktörlere, uygulanan dokunun özelliğine, uygulanan hekime bağlı değişmekle beraber başarı şansı oldukça yüksektir (ortalama %70- 80).

Proloterapi Ne Zaman Uygulanmaya Başlamıştır?

Proloterapi 1940‘lı yıllarda Amerikalı doktor Dr George S. Hackett tarafından bulunmuş, daha sonra Dr Hackett ve Dr Hemwall tarafından geliştirilip ilerletilmiş bir tedavi yöntemidir. Yaklaşık 50-60 yıldır başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde başarıyla uygulanan ve yaygın olarak kullanılan bir tedavi yöntemidir. Ülkemizdeki geçmişi ise yaklaşık 10 yıldır. Proloterapi uygulama esasları resmi gazetede yayınlanan geleneksel ve tamamlayıcı tıp yönetmeliğinde belirlenmiş ve sosyal güvenlik kurumu tarafından kabul edilmiştir.